Gönüllerdeki Bayram

gonullerdeki-bayram

Bayram nedir?

Bayram neş’e ve mutluluk demektir.  Bayramların amacı¸ millet hayatında sağladıkları bu millî birlik-beraberliği ve aynı hisleri¸ aynı heyecanları birlikte yaşamaktır. Yani; kaderde-kederde-tasada ve kıvançta beraberliktir. Bayramlar bunların yaşandığı en güzel günlerdir. Bayramlar kırgınlık¸ yas ve keder günü değildir. Küsenlerin birbirleriyle barıştıkları¸ kan davalarının bile unutulduğu¸ neş’e içinde üç gün geçirmeyi sağlayan bir kutlu zaman dilimidir.

Divan-ı Lügati’t-Türk‘te bayram sözcüğü¸ sevinç ve eğlence günü olarak tanımlanmış. Daha sonra¸ İslâmiyet‘in etkisiyle bayramlara “iyd” denilmiş. Günümüzde dinî bayramlar¸ milletimizin manevî inanç  ve beraberliğini¸ kardeşliğini gösteren birer gönül yansıması haline gelmiştir.

Bayram¸ yaşlısıyla-hastasıyla-yalnızıyla¸ fakiriyle-zenginiyle¸ bütün memleket insanlarının aynı saadeti paylaştığı günlerdir. İnsanların birbirlerini aramaları sormaları ve birbirleriyle küslüklerini¸ dargınlıklarını bir kenara bırakarak birlik-beraberlik içerisinde mesut yaşamayı idrak etme fırsatlarıdır.

Hulûsi Efendi Hazretleri sevgiliye¸ dostun dosta kavuşma gününün¸ yani gönül vuslatının da barış/bayram olduğunu şu beyitle ifade eder:

“Vasl-i yâr ile bu münkesir gönlü sarıştırdık

Hudâ lütfetti de küskünle küskünü barıştırdık”

 

Eski şiirimizde bayramlar¸ sultanları¸ zaferleri¸ maneviyatı çağrıştırmaktadır. Yahya Kemal¸ Süleymaniye’de Bayram Sabahı adlı şiirine şöyle başlar:

Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede

Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye’de

 

Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati¸

Dokuz asrında bütün halkı¸ bütün memleketi

 

Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan¸

Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.

Bayram: Vuslat Ânı

Tasavvuf büyüklerinden Hacı Bayram-ı Velî¸ mürşidi; Hamîdeddîn-i Velî (Somuncu Baba) ile bir Kurban bayramında buluştuğu için¸ o zaman Hamîd-i Velî; “İki bayramı birden kutluyoruz.” buyurarak¸ Müderris Nûmân‘a “Bayram” lâkabını vermiştir. Hacı Bayram-ı Velî de bu vuslat ânını şöyle dile getirmiştir:

 

“Bayramım imdi bayramım imdi

Bayram ederler yâr ile şimdi

Hamd ü senâlar hamd ü senâlar

 Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm”

 

Gönüllerdeki Bayram

Hulûsi Efendi Hazretleri bayram ziyaretlerine çok önem verirdi. Bayram günlerinde ziyarete gelenlerle evi dolar taşardı. Bu sevinç¸ memnuniyet ve gönül hoşnutluğu içerisinde kaleme aldığı bir dörtlüğünde şöyle seslenir:

“Şâdilik bahşeyleyûben  şâdu handân ettiniz

Feyzi rahmet sundunuz lutf ile ihsân ettiniz

Bîdeva derdimize vasl ile dermân ettiniz

Merhaba hoş geldiniz yârânîler merhaba”
İşte bayramlar dostlarla buluşmanın lütuf ve ihsan, dertlere derman kısacası birbirine seven insanların gönüllerinin buluşmasıdır. Gam ve tasanın unutulduğu¸ engellerin kalktığı bir vuslat mevsimidir. Dîvan-ı Hulûsi-i Darendevî‘deki bir beyit şu şekildedir:

 

“Gönülden sürer gamı bayram olur her demi

Yârın olup mahremi kalmaz özge kâr-ı aşk”

 

Gönlün aydınlığa kavuşması¸ akşamın karanlığının sabahın güneşiyle ışıması gibi bayramlarda da gönüllerin manevi ışıklarla bezenmesi¸ kötü duygu ve düşüncelerden arınması ve bayramın manevî hâlinden lezzet alması gerekir. Efendi hazretlerinin bir dörtlüğü bu hakikati dillendiriyor:

 

“Seyyid Hulûsî nâmımız

Sabâh oldu akşamımız

Bugün kutlu bayramımız

Gelin dostlar bize gelin”

 

Muhterem H. Hamidettin Ateş Efendi bir sohbetlerinde gönül hakkında şöyle buyurmuştur: “Gönlünüze sahip olunuz. Bizim için fakir-zengin fark etmez. Biz dış görünüşe itibar etmeyiz. gönüllere bakarız.”

O zaman gönüllerimizde bayram sevincini yaşayabilmek için önce gönüllerimizi maneviyatla mamur etmeli¸ gönül kazanmalı¸ esas itibariyle bir Allah dostunun gönlüne girerek¸  böylece her ânı bayram hâliyle geçirmeliyiz. Bayramınız mübarek olsun…

Not: Bu yazı Somuncu Baba Dergisi yazarlarından Musa Tektaş‘ın “Gönüllerdeki Bayram” adlı yazısından derlenmiştir.