Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

hulusi efendi vakfi kurban bayrami mubarek olsun

Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik ediyor ülkemize ve tüm İslâm âlemine hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hakk’tan niyâz ediyoruz. Yüce Rabbimiz, bizleri her türlü kaza ve beladan muhafaza buyursun. Salgın hastalıklardan, savaş ve acılardan halâs eylesin. Nice bereketli bayramlarda buluştursun. Kesmiş olduğumuz kurbanları dergâh-ı izzetinde kabul buyursun.

Vakfımızın düzenlemiş olduğu Kurban Organizasyonu’na destek vererek bu mübarek günde ihtiyaç sahibi ailelerin de bayram sevincini çoğaltan tüm bağışçılarımıza, organizasyonda görev alan gönüllülerimize ve vakıf personelimize teşekkür ederiz.

hulusi efendi vakfi kurban bayrami mubarek olsun

Somuncu Baba Külliyesi’nde Bayram Sevinci

Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi’ni sabah namazından itibaren dolduran vatandaşlar bayram namazına kadar ki süreyi dua ve ibadetle geçirdiler. Salgın önlemleri kapsamında Külliye girişinde, gelen misafirler ateş ölçümleri yapılarak maske takmaları konusunda uyarıldı.

Fiziki mesafeye dikkat ederek saf tutan misafirlerin çoğunluğu kendi seccadesi ile namaz geldiler. Bayram Namazı öncesinde Hulusi Efendi Kur’an Kursu yöneticisi Aydın Duman, Kurban ibadetinin fazîleti hakkında kısa bir vaaz verdi.

Bayram namazının ardından tekbirlerle minbere çıkan Külliye imam hatiplerinden Mustafa Baş Bayram hutbesinde “Kurban Bayramı: Takva Yolculuğu” konulu hutbesinde Kurban ibâdetinin önemine ve dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekti:

“Değerli Müminler!

Kıymetli Müslümanlar! Bütün ibadetlerimizin olduğu gibi, kurbanlarımızın da en önemli gayesi Rabbimize kulluğumuzu, tazim ve muhabbetimizi sunmaktır. Takva şuuruna ulaşarak Rabbimizin razı olduğu kullar zümresine ilhak olmaktır. İnşallah bu bilinçle kurbanlarımızı keseceğiz.

Hz. İbrahim’in sözüne sadık oluşunu, Hz. İsmail’in Rabbine teslim oluşunu kendimize örnek edineceğiz.

Değerli Müminler!
Bu bayram, temizlik konusunda her zamankinden daha fazla duyarlı  olmaya ihtiyacımız var. Peygamberimizin “Temizlik imanın yarısıdır.”(Tirmizî, Deavât, 86) hadis-i şerifini hatırlamaya, mümine yakışır bir hassasiyetle hareket etmeye ihtiyacımız var.

Korona salgınıyla mücadele ettiğimiz şu günlerde, tedbirlere uymaya, samimiyetle ibadet ederken kendimizi ve çevremizi korumaya mecburuz.

Bayramın huzurunu hep birlikte yaşayalım. Ancak hastalıkların yayılmasına sebep olarak bu kıymetli günleri hüzne çevirmeyelim. Maske ve güvenli mesafe kuralına riayet edelim.

Bayram günlerinde ve salgın süresince tokalaşmaya, kucaklaşmaya ve musâfahaya ara verelim. Ayrıca Arefe günü sabah namazıyla başladığımız ve bayramın dördüncü günü ikindi namazıyla birlikte tamamlayacağımız teşrik tekbirlerini unutmayalım.”

hulusi efendi vakfi kurban bayrami mubarek olsun

Osman Hulusi Efendi’nin dilinden Kurban

Vakfımızın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi’nde irâd ettikleri bir hutbelerinde Kurban hakkında şu ifadeleri kullanmışlardır:

Muhterem Cemâat-ı Müslimîn!

Kurban, insanı Allah (c.c)’a yakınlaştıran, Allah’a yakınlaşma­ya vesîle olan şeydir. Kurbanda ihlâs ve takva aranır. Hacc sûre­sinin 27. âyetine göre kurbanda, bizi Allah’ın rızâsına ulaştıracak şey ne etleri, ne de akıtılan kanları değil, ma’neviyyâümızdan doğan kalplerimizi Allah’ın emrine uymaya ve O’na ta’zime ihlas ile yakınlaşmaya da’vet eden takvâmızdır.

İnsan kurban kesmekle, Allah (c.c)’a ve Allah’ın emirlerine karşı olan teslîmiyyetini itaat ve inkıyadını, İcâbında her fedâkâr­lığa âmâde bulunduğunu göstermiş olur. Fedâkârlık, maldan başlar. Hz. İbrahim (a.s)’ın kurban hadisesinde olduğu gibi Allah (c.c) yolunda canı seve seve feda etmeyi göze almakta nihayet bulur.

hulusi efendi vakfi kurban bayrami mubarek olsun

Bizim na­mazgahımıza yaklaşmasın!

Peygamberler hep böyle olurlar. Allah (c.c)’a bağlılıklarını, teslîmiyyetlerini en ağır şartlar altında bile isbât ederler. Hazret-i İbrahim (a.s), Allah rızâsı için kurban kesmekte devam etmiş bir peygamberdir. Rasûl-i Ekrem efendimiz bunu “Kurbanınızı kesi­niz, kurban kesmek babanız İbrahim’in sünnetidir.” mealindeki hadîs-i şerîfleriyle haber vermişlerdir.

Kurban, Rasûl-i Ekrem efendimize, Kevser sûresinde emredilmiştir. Bu sûrede buyuru­yor ki: “Ya Muhammed hiç şüphesiz biz sana attiye ve ihsan ola­rak kevseri verdik, öyle ise sen de Rabbin için namaz kıl ve kur­ban kes. Nesli, adı sanı kesilecek olan sen değil, asıl sana buğz eden, kin tutanın kendisidir.” (Kevser, 1-3.)

Ma’lûm olduğu üzre kurban kesmek vâcibtir. Kurbanda vâcib olan kan akıtmaktır. Bunun için kurban bir fakîre diri diri verilse vâcib yerini bulmuş olmaz. Binâenaleyh hür, mukim ve dînen zenginlik nisâbına mâlik olan kadın, erkek her Müslümanın kurban bayramında kurban kesmesi îcâb eder. Bir hadîs-i şerîfte: “Her kim kudreti varken kurban kesmeyecek olursa, na­mazgahımıza yaklaşmasın.” buyurulmuştur.

Ne büyük inayettir ki Cenâb-ı Hak; ihsan buyurduğu şu kadar nîmetler mukabilinde bizden canımızı istemiyor, belki nail olduğumuz nîmetlerin pek az bir miktarını kendi rızâsı için feda etmemizi emrediyor.

Acaba bu kadar fedâkârlıkta bulunmayan insanlardan kendi nefislerini feda etmeleri istenilse idi o zaman ne yaparlardı.? Nitekim Cenâb-ı Hak Hazret-i İbrahim (a.s)’e böyle bir emirde bulun­muştu; “Halilim sevgili oğlunu benim rızâm için kurban et.” diye vahyetmişti. Hazret-i İbrahim ise hemen emre imtisal etmiş, sev­gili yavrusunu, sabâvetin bütün güzelliklerini câmî olan Hazret-i İsmail’i kurban etmek üzere bulunmuştu. Meleklerden daha ne­zih olan bu masum da diyordu ki: “Babacığım emrolunduğun şe­yi yap, beni Hak yolunda feda et. İnşâallâh beni sabredicilerden bulursun.” (Sâffât, 102.)