Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

kurban bayramı tebrik hulusi efendi vakfı

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik ediyor ülkemize ve tüm İslâm âlemine hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hakk’tan niyâz ediyoruz. Hac ibadetlerini yerine getiren Hacılarımızın Hacları mebrûr, Allah’ın rızâsını kazanmak, Allah’a yakınlaşmak niyetiyle Kurbanlarını kesen kardeşlerimizin ibadetleri kabul olsun.

Yüce Allah’a manen yakınlaşmamıza ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olan mübarek kurban bayramı günlerine bizleri ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd-u senalar olsun.

Vakfımızın düzenlemiş olduğu Kurban Organizasyonu’na destek vererek bu mübarek günde ihtiyaç sahibi ailelerin de bayram sevincini çoğaltan tüm bağışçılarımıza, organizasyonda görev alan gönüllülerimize ve vakıf personelimize teşekkür ederiz.

somuncu baba turbesi bayram namazi hutbe

Somuncu Baba Külliyesi’nde Bayram Sevinci

Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi’ni sabah namazından itibaren dolduran vatandaşlar bayram namazına kadarki süreyi dua ve ibadetle geçirdiler. Bayram Namazı öncesinde vaaz veren Hulusi Efendi Kur’an Kursu yöneticisi Aydın Duman, Kurban ibadetinin tarihçesi ve bu ibadetinin en güzel şekliyle nasıl ifa edileceğine dair bilgiler verdi.

Ardından Bayram Namazına geçildi. Bayram namazının ardından tekbirlerle minbere çıkan Külliye imam hatiplerinden Mustafa Baş Bayram hutbesinde Kurban bayramının birlik ve beraberliğimize katkı sağlaması yönünde tavsiyelerde bulundu.

darende somuncu baba turbesi camii sakal serif ziyarete acildi

Sakal-ı Şerif Ziyareti

Bayram namazının ardından uzun yıllardan gelen bir gelenek olarak sakal-ı şerîf ziyaretine geçildi. Salavat ve tekbirlerle ziyarete açılan sakal-ı şerîf külliyeye gelen vatandaşlar tarafından tazim ve edeple ziyaret edildi.

Sakal-ı Şerif ziyaretinin ardından Somuncu Baba Külliyesi’ne gelen misafirlere Vakfımız tarafından yemek ikramı yapıldı. Ayrıca Külliye avlusunda bayramlaşma programı düzenlendi.

Somuncu Baba Külliyesi'nde Bayram Sevinci

osman hulusi efendi kurban ibadeti hakkinda hutbe

Osman Hulusi Efendi’nin dilinden Kurban

Vakfımızın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi’nde irâd ettikleri bir hutbelerinde Kurban hakkında şu ifadeleri kullanmışlardır:

Muhterem Cemâat-ı Müslimîn!

Kurban, insanı Allah (c.c)’a yakınlaştıran, Allah’a yakınlaşma­ya vesîle olan şeydir. Kurbanda ihlâs ve takva aranır. Hacc sûre­sinin 27. âyetine göre kurbanda, bizi Allah’ın rızâsına ulaştıracak şey ne etleri, ne de akıtılan kanları değil, ma’neviyyâümızdan doğan kalplerimizi Allah’ın emrine uymaya ve O’na ta’zime ihlas ile yakınlaşmaya da’vet eden takvâmızdır.

İnsan kurban kesmekle, Allah (c.c)’a ve Allah’ın emirlerine karşı olan teslîmiyyetini itaat ve inkıyadını, İcâbında her fedâkâr­lığa âmâde bulunduğunu göstermiş olur. Fedâkârlık, maldan başlar. Hz. İbrahim (a.s)’ın kurban hadisesinde olduğu gibi Allah (c.c) yolunda canı seve seve feda etmeyi göze almakta nihayet bulur.

osman hulusi efendi hutbe kurban ibadeti

Bizim na­mazgahımıza yaklaşmasın!

Peygamberler hep böyle olurlar. Allah (c.c)’a bağlılıklarını, teslîmiyyetierini en ağır şartlar altında bile isbât ederler. Hazret-i İbrahim (a.s), Allah rızâsı için kurban kesmekte devam etmiş bir peygamberdir. Rasûl-i Ekrem efendimiz bunu “Kurbanınızı kesi­niz, kurban kesmek babanız İbrahim’in sünnetidir.” mealindeki hadîs-i şerîfleriyle haber vermişlerdir.

Kurban, Rasûl-i Ekrem efendimize, Kevser sûresinde emredilmiştir. Bu sûrede buyuru­yor ki: “Ya Muhammed hiç şüphesiz biz sana attiye ve ihsan ola­rak kevseri verdik, öyle ise sen de Rabbin için namaz kıl ve kur­ban kes. Nesli, adı sanı kesilecek olan sen değil, asıl sana buğz eden, kin tutanın kendisidir.” (Kevser, 1-3.)

Ma’lûm olduğu üzre kurban kesmek vâcibtir. Kurbanda vâcib olan kan akıtmaktır. Bunun için kurban bir fakîre diri diri verilse vâcib yerini bulmuş olmaz. Binâenaleyh hür, mukim ve dînen zenginlik nisâbına mâlik olan kadın, erkek her Müslümanın kurban bayramında kurban kesmesi îcâb eder. Bir hadîs-i şerîfte: “Her kim kudreti varken kurban kesmeyecek olursa, na­mazgahımıza yaklaşmasın.” buyurulmuştur.

Ne büyük inayettir ki Cenâb-ı Hak; ihsan buyurduğu şu kadar nîmetler mukabilinde bizden canımızı istemiyor, belki nail olduğumuz nîmetlerin pek az bir miktarını kendi rızâsı için feda etmemizi emrediyor.

Acaba bu kadar fedâkârlıkta bulunmayan insanlardan kendi nefislerini feda etmeleri istenilse idi o zaman ne yaparlardı.? Nitekim Cenâb-ı Hak Hazret-i İbrahim (a.s)’e böyle bir emirde bulun­muştu; “Halilim sevgili oğlunu benim rızâm için kurban et.” diye vahyetmişti. Hazret-i İbrahim ise hemen emre imtisal etmiş, sev­gili yavrusunu, sabâvetin bütün güzelliklerini câmî olan Hazret-i İsmail’i kurban etmek üzere bulunmuştu. Meleklerden daha ne­zih olan bu masum da diyordu ki: “Babacığım emrolunduğun şe­yi yap, beni Hak yolunda feda et. İnşâallâh beni sabredicilerden bulursun.” (Sâffât, 102.)