Ramazan Bayramı’nız Mübarek Olsun

Ramazan Bayramı Sevinci

Ramazân-ı Şerîfin rahmet, mağfiret ve bereketle geçen günlerinin ardından Ramazan Bayramı ’na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimize sonsuz hamd ü senâlar olsun. Bu bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. Bayramınız mübarek olsun.

Kur’an-ı Kerim’in nazil olmaya başladığı bu mübarek ayda; sahur, iftar, mukabele ve teravih ile bu mübarek ayı en güzel şekliyle geçirmeye çalıştık. Aynı zamanda siz değerli gönüllülerimizin de katkıları ile yardıma muhtaç ailelerle ramazan sevincimizi paylaştık. Nakdi yardımlarımız ile ailelerin ihtiyaçlarına destek olurken sıcak yemek yardımları ile iftar yemeklerimizi paylaştık. Hulusi Efendi İftar Sofralarında kardeşlerimizle iftar etmenin mutluluğunu yaşarken teravih namazlarından sonra ellerimizi açıp birlikte dua ettik.

Cenâb-ı Hakk daha nice bayramlara hep birlikte kavuşmayı bizlere nasib eylesin. Hayır hizmetlerini gerçekleştirmemize vesile olan siz değerli gönüllülerimizin de bağışları Allah katında makbul olsun.

ramazan bayramı

Somuncu Baba Külliyesi’nde Ramazan Bayramı

Gerek Darende‘den gerekse de ülkemizin çeşitli bölgelerinden misafirlerin iştiraki ile Bayram sabahı Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Külliyesi tamamen doldu. Bayram namazı öncesinde yapılan vaaz sohbetinde ve bayram hutbesinde ülkemizin milli birlik ve beraberliği için dualar edildi. Bayram namazının ardından ziyarete açılan sakal-ı şerîf ile Peygamber Efendimiz(sav)‘e salavatlar getirildi müthiş bir duygu yoğunluğu yaşandı.

Sakal-ı Şerif ziyaretinin ardından Külliye avlusunda gelen misafirlere Vakfımız tarafından yemek ikramı yapıldı. Yemeğin ardından Külliye avlusunda bayramlaşma programı tertip edildi. Gönüllerin hep bir olduğu daha nice bayramlara kavuşmak dileği ile Bayramınız Mübarek Olsun.

Hulusi Efendi’nin Diliyle Ramazan Bayramı

Vakfımızın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Hazretleri Ramazan Bayramı’nda irâd ettikleri bir hutbelerinde şu nasihatlerde bulunmuşlardır:

Muhterem Cemâat-i Müslimîn!

Müminler için, manevî kazançları terakki ve tekâmülleri bakı­mından, pek büyük bir fırsat olan mübarek Ramazan ayı bugün sona ermiş bulunuyor. Bu şerefli ayı daha pek çok yıllar, sağlık ve selâmet içerisinde idrâk etmemizi Cenâb-ı Hak’tan dilerim.

Azîz Cemâat-i Müslimîn!

Allâhu Teâlâ ve tekaddese binlerce hamd olsun ki; bizleri İslâm dininin esaslarından bi­ri olan Ramazan ayının orucuna, bu yüce tâat ve ibâdeti îfâya muvaffak kıldı. Allâhu Teâlâ’ya binlerce, yüzbinlerce hamd ü senalar olsun ki, bize tevfîkini refik etti.

Tuttuğumuz oruçlarımız yükselip, onun huzuruna gitti. Aklımız ile bilemediğimiz, dilimiz­le öğemediğimiz yüce mabudumuz bize bizden yakın olan Allah (c.c)’ımız, bir aydan beri gece ve gündüz bizi huzurunda bulun­durdu. Zât-ı ilâhîsinin hakkımızdaki bu lütuf ve keremine şükür.

bayram hutbesi

Bugün, Müslümanlık dünyası bayram edecek ve birbirlerini kutlayacaktır. Bu sevinç, dargınları barıştıracak ve herkes hüsn-i ahlâk ve fazîlet sahasında yoksullara zekât ve fitre vermek sure­tiyle, yardım etmeye koşmakta yarışacaktır. Yalnız bu bayram günlerinde değil, her zaman hüsn-i ahlâk ve fazîlet gösteren müminler ne mesutturlar. Her zamanda ve her mekânda Allâhu Teâlâ ve tekaddese itaat ve ibâdetten ayrılmayan müminlere ne mutlu.

Rabbimizin vacip kıldığı bayram namazını edâ etmek için, hepimiz bugün bu kubbenin altına toplanarak, onun dergâh-ı ulûhiyyetine yüz tutarak, şöyle niyazda bulunuyor ve ona duâ ediyoruz.

Allah’ım! Bütün bir Ramazan yalnız Senin emrini yerine getir­mek, yalnız Sana kulluk etmek, yalnız Senin rızânı kazanmak maksadıyla aç kaldık, susuz kaldık, diğer bütün nefsanî istekleri­mizden feragat ettik. Bundan böyle de gösterdiğin yoldan ayrılmayız.

Senin istediğin gibi bir kul olmaya azmettik. İlâhî huzurunda eğiliyor, yerlere kapanıyor, oruç tutanlar hakkındaki ilâhî va’adinin tahakkukunu niyaz ediyoruz. Allah’ım sen bizleri yarlığa! Suçlarımızı bağışla. Korktuğumuz her şeyden kurtar. Ve umduğumuz her şeye kavuştur.

Bu ilâhî teveccüh, İslâm âlemi ve beşeriyet hakkında, sebeb-i hidâyet, vesîle-i mağfiret ve medâr-ı sulh u selâmet ol­sun.

(Şeyh Hamid-i Veli Minberinden Hutbeler, 103. Hutbe’den alınmıştır)