Regaib Kandiliniz Mübarek Olsun

Regaib-Kandili-Darende

Mübârek Üç Aylar ve Regaib Kandili

Aziz milletimizin ve bütün tüm İslam Âleminin Regaib Kandili mübârek olsun. Gecenizi tebrik ediyor, bu gecenin birlik ve beraberliğimize vesile olmasını, İslâm coğrafyasına hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.

İslam âlemi olarak, halkımız arasında “üç aylar” diye isimlendirilen, Recep, Şaban ve Ramazan aylarının; rahmet, bereket ve mağfiret iklimine girmiş bulunuyoruz. Bu gece, manevi mevsime girişimizin habercisi olan Regâib Kandilini idrak ediyoruz.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Recep ayı girdiğinde; “Allah’ım, Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur” şeklinde dua etmiş ve bu kutlu zamanların önemine dikkat çekmiştir.

Haram aylar ve Recep Ayının Önemi

Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerîm’de:

“…Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin…” (Tevbe Suresi,36)

buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz(sas) sayısı dört olan haram ayların hicri takvime göre; Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb ayları olduğunu belirtmiştir. Kan dökmenin ve savaşmanın yasak olduğu bu aylar hakkında Peygamber Efendimiz(sas) Vedâ Haccında şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz Allah, bu ayınızda, bu beldenizde, bu gününüzü dokunulmaz (haram) kıldığı gibi kanlarınızı, mallarınızı ve ırzlarınızı da dokunulmaz (haram) kılmıştır.”

Recep ayı¸ gerek İslâm’dan önce gerekse İslâm’dan sonra mukaddes bilinen bir aydır. İslâm dini gelmeden önce, bu ay girer girmez, Arap kabileleri arasında harp etmek, baskın ve çapulculuk yapmak yasaklanır, herkes kendisini bu ayda güven içinde hissederdi.

İslâm geldikten sonra da, bu aya olan hürmet devam ettirildi. Bu ay, Regaib ve Miraç gibi mübarek geceler ve ilahî tecellilerle şereflendirildi. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaib Gecesi, yirmi yedinci gecesi Mirac Gecesidir.

hadis-Recep-ve-Şaban-aylarını-bize-mübarek-kıl-ve-bizi-Ramazan’a-kavuştur

Kandil Gecelerinin Önemi

Müminler için elbette bütün zamanlar kıymetlidir ve Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle kulluk şuuru içerisinde her ânımızı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekir. Bununla beraber mübarek gün ve geceler, yaratılış gayemizi idrak ederek yaratan ve yaratılanlarla münasebetlerimizi ve yaşadığımız hayatı muhasebe etmemiz için çok kıymetli fırsatlardır.

Allah Resûlü(sas), üç aylardan Recep ve Şâban ayına, bu ayların sonuncusu ve tüm senenin sultanı olan Ramazan’a hazırlayıcı olmaları bakımından değer vermiş ve bu aylarda bulunan birtakım geceleri ise özellikle ibadetle geçirmiştir.

Müslümanlar olarak her yıl, içtenlikle yaptığımız dualar ve samimi tövbelerle ihya ederek ruhen ve bedenen huzur bulduğumuz Regaib Kandili, bizlere, tüm rağbetimizi Rabbimize yöneltmemiz, bugüne ve geleceğe dair, duygu, düşünce, tutku ve isteklerimizi bu eksende gözden geçirmemiz gerektiğini hatırlatmaktadır.

Regaib nedir? Regaib Kandili ne zaman?

“Regâib” kelimesi, “kendisine rağbet edilen, arzulanan, talep edilen şey” demektir. Yüce Allah’ın, rahmetinin, mağfiretinin ve nimetlerinin diğer zamanlardan daha çok tecelli etmesi, samimi kalple Allah’a yönelenlerin affedilmelerinin ümit edilmesi ve müminlerce gönülden arzulanması sebebiyle bu geceye “Regâib” denilmiştir.

Peygamber Efendimiz(sas)’in ibadetlerini artırdığı ve dualarında yer verdiği müstesna zaman dilimlerinden olan mübarek üç ayların ilki Recep ayıdır. İşte Recep ayının ilk cuma gecesi (Perşembeyi Cumaya bağlayan gece) Regaib Gecesidir.

Halkımız arasında bu mübarek gecelere “Kandil Gecesi” ismi verilmektedir. Tarihimizde Osmanlı padişahı II.Selim döneminde (1566-1574) mübarek gün geceler, camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlandığı için bu gecelere kandil geceleri denilmiştir.

Regaib Kandili bilhassa 18. asırda, tekke ve zaviyelerde özel törenlerle kutlanmış, tasavvuf ehli olan şairlerce bu gece için “regâibiye” denilen şiirler yazılmıştır.

hulusi-efendi-regaib-kandili-hutbe-mesaj-nasihat

Osman Hulûsi Efendi’nin Regaib Kandili Nasihatları

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri “Şeyh Hamid-i Veli Minberinden Hutbeler” adlı eserinde yer alan 88,89 ve 107. hutbelerinde Regaib Gecesi hakkında nasihatlerde bulunmuştur. Hulûsi Efendi şu şekilde buyurmaktadır:

“Bu ay Ramazan-ı Şerîfin ilk müjdecisidir. Receb-i Şerîfin ilk Cuma’sına müsadif olan Leyle-i Regâib‘de Cenâb-ı Hakkın kâinata pek çok atâyâda bulunduğu veya Hazret-i Peygamberimize husûsi bir halde tecelli-i ef’al vâkî olduğu pek kudsî bir gece olduğundan büyük bir fazilete mazhardır.

Bu geceye Regâib gecesi denir. Allah (c.c)’ın nîmet ve rahmetlerinin mümin kullarına bol bol verildiği gece demektir. Azîz cemâat, bu mübarek geceyi gafletle geçirmek muvafık-ı insaf değildir.

Bu şerefli geceyi ibâdetle, zikr ile ihya etmek lâzımdır. Mevlâ-yı müte’âl hazretleri cümle mümini böyle mübarek günleri ve geceleri kendi rızâsına muvafık amelleri, ihya etmek şerefiyle müşerref buyursun.”

regaib-kandili-gecesi-ibadet-dua

Regaib Kandili nasıl değerlendirilmeli?

Rabbimizin sonsuz af ve mağfiretine sığınmak, hata ve günahlarımızdan arınmak, gönüllerimizi ferahlatmak, kendimizle baş başa kalarak hayatın yoğunluğu içinde ihmal ettiğimiz dünyamızı gözden geçirmek ve nefis muhasebesi yapmak için bizlere bahşedilen bu müstesna zaman dilimlerini, öze dönüş, manevi diriliş ve ahlaki yükseliş fırsatları olarak görmemiz gerekir.

Yaşadığımız bu kutlu zamanları, birlikte yaşama sevincimizin tazelenmesine ve kardeşliğimizi daha güçlü hale getirmeye vesile kılalım. Kalplerimizi buluşturmaya, gönüllerimizi birleştirmeye engel olan kin, nefret, nifak, fitne, fesat, haset ve ön yargılardan arınarak rahmet ve muhabbete vesile olan duygu ve düşüncelerin yaygınlaşmasına ve hayatımızı güzelleştirmesine imkân verelim. Hayırlı ve yararlı işlerle iyiliklerimizi artıralım, bizi biz yapan değerlerimizi kuşanarak gönül dünyamızı ve sosyal hayatımızı yeniden inşa edelim.

Kendimizi itirâf edelim

Zamanın ve mekânın hakkımızda şahitlik yapacağı adalet ve hesap gününde mahcup olmayacağımız bir ömür yaşama gayretimizi ve nesillerimize daha iyi bir dünya bırakma sorumluluğumuzu muhasebe edelim. Kendimizle yüzleşmekten çekinmeden, bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız bütün hatalardan ve işlediğimiz günahlardan samimi pişmanlıklarla tövbe ederek arınma fırsatını değerlendirelim.

Sevgi ve saygı ile âlemlerin rabbine yönelişimizi ifade eden, maddi ve manevi dünyamıza değer ve huzur katan ibadetlerimize daha bir özen gösterelim. Aciz ve muhtaç bir varlık olarak mülkün sahibine ilticalarımızı ifade eden dualarımızı; milletimizi, ümmeti ve bütün insanlığı kuşatacak kadar büyütelim, dualarımızda herkese yer verelim.

İçinde bulunduğumuz bereket ve rahmet gecelerinde; milletimiz ve mukaddesatımız yolunda, hak, hakikat uğrunda, ülkemizin ve insanlığın barış ve huzuru için canları pahasına gece gündüz mücadele eden kahraman güvenlik güçlerimize de dualarımızla destek olalım.