Zekat emanettir!

02-zekat-hulusi-efendi-vakfi-fitre-fitir-sadakasi-zekat-nedir

Kurtuluşa erenler!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerîmde kurtuluşa erenleri şu şekilde açıklamaktadır:

“Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”  (Lokman Suresi, 4-5)

Zekât ibadeti;  Yüce Allah’ın emridir. İslâm’ın beş şartından biridir. Kur’an-ı Kerimde zekâtın namazla birlikte zikredilmesi önemli bir hatırlatmadır. Çünkü her mü’min, bedenî ve malî ibadetlerle mükelleftir.

Peygamber Efendimiz (sav) zekât vermenin önemini şu sözleriyle ifade etmiştir:

“Zekât kişinin Müslümanlığının bir delilidir.” (İbn Mace, Tahâret,5) 

“Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Haşr Suresi, 9) buyuran Yüce Rabbimiz, insanın benliğinde yer alan cimrilik hastalığının giderilmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Kişi, zekât vermek suretiyle cimrilik hastalığından kurtulmakla kalmaz, aynı zamanda da kendisini cömertliğe alıştırır. Böylece o, Yüce Allah’ın övgüsünü kazanır. Bu yönüyle zekât, cimrilik hastalığına şifa veren bir ilaç olur, kişiyi maddenin ve menfaatin esiri olmaktan kurtarır.

03-zekat-ile-ilgili-hadis-zekat-kisinin-muslumanliginin-delilidir

Zekat malı temizler

Zekâtın malı temizleyen bir vasıta olduğunu vurgulayan Hz Peygamber (sav):

“Mallarınızı zekât vererek korumaya alınız” (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, III, 542)

buyurmak suretiyle zekâtın manevi bir zırh olduğunu hatırlatmıştır.

Zekât güzelliktir. Güzel işleri güzel bir biçimde yapmaktır.
Zekât; zengin mü’mine fakire ulaştırması için verilmiş bir emanettir.
Zekât, ihtiyaç sahibi kimselere verilmesi gereken bir haktır.
Zekât “ben” anlayışını bırakıp, ”biz” ruhuna kavuşmak için bir kapıdır.
Zekât fedakârlıktır.
Zekât malı temizler ve bereketlendirir.

Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de Allah rızası gözetilerek güzel bir şekilde infak edilen mal, Allah’a verilmiş bir borç sayılmakta ve karşılığının kat kat fazlasıyla yine Allah tarafından ödeneceği bildirilmektedir.

Şeytan, insana Allah yolunda harcamakla fakir olacağı şeklinde vesvese vermekte, Yüce Allah ise zekatlarını gereğince ve sadece O’nun rızası için verenlerin aslında mallarını kat kat artırdıklarını ve verilen her zekatın karşılığının ödeneceğini müjdelemektedir.

Peygamber Efendimiz de müminlere zekât vermekle mallarının azalmasından korkmamaları gerektiğini şu şekilde açıklamaktadır:

“Sadaka/zekât vermek, maldan hiçbir şey eksiltmez”  (Müslim,Birr,69)

Malın artma ve azalma ölçüsünün sadece miktarla ilgili olmadığı düşünülürse, görünürde eksilmiş gibi olan malın, aslında zekâtı ödendiği için bereketlenip daha verimli hâle geldiği veya geleceği anlaşılır.

“Allah, verilen sadakaları/zekâtları artırır” (Bakara Suresi, 276)

âyeti de bu durumu en güzel şekilde izah etmektedir.

04-sadaka-zekat-hadis-sadaka-vermek-maldan-hicbirsey-eksiltmez

Zekâtı verilmeyen mal telef olur!

Zekat konusunda Vakfımızın Kurucusu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri şöyle buyurmaktadır:

“Zekât, temizlik, çokluk, feyz ve bereket mânâlarına gelir. Kulların kullukta sadakatlerine delâlet ettiği için zekâta “sadaka” da denilir. Sadakanın farz olanı zekâttır. Zekât, dînen zengin sayılan Müslümanların yıldan yıla mallarının muayyen kısmını ayırıp müstahak olanlara Zekât niyetiyle vermelerinden ibâret olan mâlî bir ibadettir.

Zekât vermek îmân ve İslâm’ın şiârındandır. Peygamberimiz “Allâh’a ve Peygamber’ine inanan kimse, malının zekâtını versin.” buyurmuştur.

Zekât, malın temizlenip bereketlenmesine, mal sâhibinin de ruhen temizlenmesine ve kalben yükselmesine sebeptir. Zekât ve sadaka ile mal eksilir sanılmamalıdır. Cenâb-ı Hakk onların yerine başkasını verir. Mallar zekâtla muhafaza edilir. Zekâtı verilmeyen mal telef olur.

05-osman-hulusi-efendi-zekati-verilmeyen-mal-telef-olur

Fıtır sadakası “fitre” nedir?

Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak; dinen zengin olup Ramazan ayının sonuna yetişen müslümanın, belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır (Nevevî, el-Mecmû’, VI, 103-105)

Fitrenin vacip oluşu, sünnetle sabittir (Buhârî, Zekât, 70-78; Müslim, Zekât, 12-16; Ebû Dâvûd, Zekât, 18; İbn Mâce, Zekât, 21)

Kişi, kendisinin ve küçük çocuklarının fitrelerini vermekle yükümlüdür. Hz. Peygamber, köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her müslümana fitrenin gerektiğini ifade etmiştir. (Ebû Dâvûd, Zekât, 20)

Fıtır sadakasının vacip olma zamanı Ramazan bayramının birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir. Bununla birlikte, bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Ancak, bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir.

09-hulusi-efendi-vakfi-darende-malatya

Gönüller arasında “hayır köprüsü”

Vakfımız yıllardır; ibadet şuuruyla zenginin emanetini fakire ulaştırmak için bir köprü vazifesi yapmaktadır. Siz değerli gönüllülerimizin zekat ve fitre bağışlarıyla yaptığımız faaliyetleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Nakdî Yardımlar

Vakfımıza emanet edilen zekât, sadaka ve fitreler; yurdun dört bir köşesindeki ihtiyaçlı kardeşlerimize ulaştırılmaktadır. Yıllardır gıda paketi ve alışveriş kartı yardımlarında bulunan Vakfımız; geçtiğimiz yıl içerisinde yeni bir uygulamaya geçmiştir.

Temsilciliklerimiz vasıtasıyla belirlenen ihtiyaçlı kardeşlerimizi rencide etmemek adına, hesap numaraları alınmakta ve yıl içerisinde toplanan yardımlar bu hesaplara yatırılmaktadır.

Böylece fakir kardeşlerimizin onuru korunmakta gizlilik esasıyla mahcup olmadan, evinin tedariklerini kendi arzuları doğrultusunda almaları sağlanmaktadır.

06-hulusi-efendi-vakfi-online-bagis-nakdi-yardim

Öğrencilere aynî ve malî destekler

Vakfımızın öğrenci yurtları yıllardır, ücretsiz olarak yüzlerce öğrenciye barınma imkânı sağlamaktadır. Gönüllülerimizin yaptığı zekât ve sadaka yardımları, ücretsiz olarak yurtlarımızda kalan gençlerimize;  yemek,  barınma ve nakdi burs olarak ulaştırılmaktadır.

Ayrıca öğrenci evlerinde kalan Üniversite düzeyindeki kardeşlerimize nakdi burslar verilmekte, yemek ihtiyaçları karşılanmaktadır. Kalbi, milli ve manevi duygularla dolu, vatan ve millete hizmet edecek gençler yetiştirilmektedir.

Hafızlık kurslarında Kur’an eğitimi alan yavrularımızın her türlü ihtiyaçları da yine siz değerli kardeşlerimizin vakfımıza verdiği emanetlerle karşılanmaktadır. Onların okuduğu Kur’anlar sizlerin aile fertlerine ve geçmişlerimizin ruhlarına hediye olarak gönderilmektedir.

07-hulusi-efendi-vakfi-burs-zekat-yardim

Her canlıya hizmet!

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretlerinin buyurduğu şekliyle:

“Garazsız hem ivazsız hizmet et her cânlıya
Kimsesizin düşkünün ayağı ol eli ol

Allâh için herkese hürmet et de sev sevil
Her göze diken olma sünbülü ol gülü ol

İncitme sen kimseyi kimseye incinme hem
Güler yüzlü tatlı dil her ağızın balı ol”

Düsturuyla; sevgi,  muhabbet ve samimiyet çerçevesinde güven esasına dayalı olarak bizlere emanet etmiş olduğunuz zekâtlarınız gerçek sahiplerine ulaştırılmakta, anneleri memnun etmekte, çocukları sevindirmekte, haneleri şenlendirmekte, yürekleri coşturmaktadır.

Dârül-eman olan Darende’den gönül dolusu muhabbetimizi sunarken, son sözümüz Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız Hamid Hamideddin Ateş Efendi’nin şu mesaj yüklü kelamları olsun:

“Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi’nin bizlere armağanı olarak emanet ettiği bu hizmet kurumu her işte örnek, her hayır faaliyette önder olmuştur. Onun içindir ki bütün dostlarımız, vakfımıza gönül verenler, gücü, gönlü, hali ve muamelesiyle bu yüce yola layık olacak şekilde hayatını sürdürmeli,  azim ve gayretle büyükleri örnek alarak Allah için çalışmalıdır.

Hayır işlerinde, hizmetlerde, kimsesize, garibe, ihtiyaç sahibine yardımcı olmanın, insanî ve dinî bir vazife olduğunu akıldan çıkarmamalıdır.

Vatanımız ve milletimiz için dua etmek, ihtiyaçlı kardeşlerimize imkânlar nispetinde yardımcı olmak bizim için bir manevi vazifedir. Bu manevi vazifeye gönüllü olarak destek olan kardeşlerimize teşekkür ederim. Cenab-ı Allah yaptığınız ve yapacağınız hayırlarınızı kabul eylesin, yâr ve yardımcınız olsun.”