Şeyh Hamid-i Veli / Somuncu Baba Camii ve Külliyesi

Osmanlı Coğrafyası’nın manevi güneşi Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba(ks) ‘nın kabrinin bulunduğu bu nâdide mekan O’nun soyundan gelen ve Vakfımızın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi(ks) tarafından çeşitli dönemlerde yapılan çalışmalarla restore edilmiştir. Osman Hulusi Efendi(ks)’nin vefatından sonra 90’lı yıllarda yapılan çalışmalarla Türbe ve çevresi genişletilmiş bir Külliye hüviyeti kazandırılmıştır. Nihayet yapımına 2009 yılında başlanan ve 15 Haziran 2013 tarihinde açılışı yapılan Yeni Cami ile birlikte Külliye bugünkü halini almıştır.

Türbe Bölümü, Hazire Bölümü, İlave Cami Bölümü, Yeni Cami ve Tanıtım Merkezi Müzesinden oluşan Külliye, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Günümüzde Külliye’nin her türlü ihtiyacı, bakım-onarım ve çevre düzenlemeleri Vakfımız tarafından karşılanmaktadır. Sizleri de bu nadide mekanı ziyarete bekliyoruz.

Şu anda ziyarete açık olan Türbe bölümü, trompların teşkil ettiği yedigen bir kasnak ile kubbeyi taşır. Birer tane doğu ile batıya, iki de kıbleye açılan tavan pencerelerine ek olarak kubbe kasnağından yedi yüzeyde, şevli pencereler bulunmaktadır. Kubbe üzeri yedigen pramit çatı ile örtülüdür. 7 rakamının sırrı;  Fatiha Suresinin 7 ayetten oluşması¸ Somuncu Baba Hazretlerinin Bursa Ulu Camii de okuduğu hutbede Fatiha Suresini işari / manevî olarak yedi ayrı yorumla açıklaması¸ aynı zamanda göğün ve yerin yedi kat olması¸ haftanın yedi güne bölünmesi¸ dünyanın yedi günde yaratılması bu temele dayanır. Somuncu Baba’nın ve oğlu Halil Taybi’nin kabirleri bu kubbenin altındadır. Müteakip asırlarda doğu ve kıble tarafa ilave edilen kemerli sahnlar, ahşap düz örtü ile son cemaat mahalli ise kıbleye meyyal çatı ile kapatılmıştır.

Türbe arkasında çıkan membâ kaya suyunun, cami içerisinde bulunan kayadan oyma kanalla kapı girişinin sağında doğal şadırvan lüleleri ile aktarıldığı ve abdest almak üzere hazırlanmış mekân, estetik açıdan dikkat çekici bir çözümdür.

Minberdeki Lihye-i Saâdet, Mehmet İzzet Paşa tarafından İstanbul’dan Darende’ye hediye edilen iki Sakal-ı Şerif’ten birisidir. Somuncu Baba Camiinde tarih boyunca özenle saklanan ve nesilden nesile aktarılan bu kutsal emanet¸ dinî bayramlar ve mübarek gecelerde ziyarete açılmakta ve bu manevî atmosferden tüm ziyaretçiler istifade etmektedirler.

Ayrıca Kıble yönündeki hazirede Somuncu Baba(ks)’nın neslinden gelen zâtların kabirleri mevcuttur. Bu alana en son Osman Hulusi Efendi(ks)’nin kabri konulmuştur. İç mekanda bulunan Hattat Hasan Çelebi’nin Cehar-i Yâri Güziyn levhaları ve yekpâre hazırlanmış Mihrabiye Ayeti, Osmanlı tarzındaki kandil ve avizeler ortamın güzelliğini derinleştiren estetik unsurlardır.

2002 yılında ana mekânın sağ tarafına¸ 13×13 kare planlı ilave cami inşa edilmiştir. Tarihî ve manevî dokuya uygun olarak inşa edilen caminin cemaat giriş yeri ayrı olarak düzenlenmiştir. İlave camide çatı işçiliğine ayrı önem verilmiş¸ Güney Afrika’dan getirilen sapella ağacından ahşap el işlemeli olarak ters tavan/çatı yapılmıştır. Tefrişat¸ tarihî dokuya uygun olarak düzenlenmiştir.

Yapımına 2009 yılında başlanan ve 2013 yılında açılışı yapılan Yeni Cami Bölümü ise 25×25 kare planlıdır. Tarihî ve manevî dokuya¸ sanat ve estetik anlayışa uygun olarak yapılan Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi toplam 6.000 metrekarelik alanı kapsamaktadır. Kapalı alanı 3.000¸ açık alanı 3.000 metrekaredir. Kapalı alanda 5.000¸ açık alanda 5.000 olmak üzere toplamda 10.000 kişi namaz kılabilecek kapasitededir.

Selçuklu-Osmanlı mimarî özelliğini gösteren Yeni Camii ve Taç Kapı’da Mardin taşı kullanılmıştır. Bu ise Osmanlı-Selçuklu motif ve kültürel özelliğini yansıtmaktadır. Avlu taban mermer kaplamasında Bursa Kemalpaşa beyaz mermeri kullanılmıştır ki bu da Kâbe-i Şerif’in açık alanını hatırlatmaktadır.   Selçuklu-Osmanlı mimarî tarzı olarak pencerelerin küçük olması içeriye loş bir ışık huzmesinin girmesini sağlamış¸ böylece yapılan ibadet için ayrı bir feyz ve huzur ortamı oluşturulmuştur. Selçuklu ve Beylikler Dönemi figür/üslup özelliği taşıyan mihrab¸ minber ve kürsünün çok güzel el işleme figürleri ve ahşap sanat anlayışı ile tek yapıda çözülmesi Yeni Camii’ye ayrı bir güzellik katmıştır.

Aydınlatma ve ses sistemleri ise günümüz modern anlayışıyla yapılarak Selçuklu-Osmanlı tarzı ile güzel bir ahenk/üslup oluşmuştur. İslâmî geleneğe uygun olarak abdesthanelerin belli bir mesafe uzaklıkta¸  Hamidiye Çarşısı’nda yapılması ise bizlere düşünce inceliği ve nezaketinin zirvede olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda külliyeye/huzura abdestsiz gidilmemesinin inceliğini ifade etmektedir.

Yeni Camii’nin tavanı muhteşem bir tarzda ahşap işçiliği ile yapılmıştır. Tarihten günümüze bir örneği daha yoktur. Yeni Camii’nin tavanı¸ Selçuklu-Osmanlı kültür sanatının temel figürlerinden biri olan her köşesinde İslâmî açıdan bir mana barındıran¸ üst üste gelecek şekilde ve tavan merkezinden dışa doğru büyüyen 5 adet 8 köşeli yıldızlar şeklinde tasarlanmıştır. Toplam 40 yıldız köşesi bulunmaktadır. 40 rakamı maneviyatta çok önemli bir anlam taşır.   Kırkları ve büyükleri ifade eder.  Hz. Muhammed (s.a.v.)’in 40 yaşında peygamber olduğu¸ malın 40’ta birinin zekât olduğu¸ Hz. Yunus’un balığın karnında 40 gün kaldığı bilinmektedir. Aynı zamanda 8 rakamı cennetin sekiz kapısını¸ 5 rakamı İslâm’ın 5 şartı gibi manevî değerleri ifade etmektedir.

Yeni Camii’de; mihrabı¸ minberi¸ mahfili¸ halıları¸ avlusu¸ şadırvanı¸ taç kapısı ve ana binası ile bir bütünlük görülürken çatı yüksekliği olarak Yeni Camii normal yükseklikte¸ ilave camii ondan biraz daha yüksek¸ ana kısım/türbenin bulunduğu bölüm ise¸ en yüksektir ki bu ise maneviyattaki saygıyı ve değeri bizlere ifade etmektedir. Tarihî ve manevî dokuya¸ sanat ve estetik anlayışa uygun olarak yapılan Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi ayrı bir letafet¸ zarafet¸ incelik ve fikriyatla vücuda getirilmiştir.

Geçmişten Günümüze Somuncu Baba Külliyesi

Günümüzde Somuncu Baba Külliyesi